1994 doğumlu ve 2014 yılında askere gideceklerle ilgili…

Posted in Seviyeli with tags , , , , , on 22 Mayıs 2013 by aLiMaNaS

94 yoklama

1994 doğumlu ve 2014 yılında askere gideceklerle ilgili birkaç hususu belirtelim.

  • 1994 doğumluların askerlikle ilgili yükümlülükleri 01.01.2013 tarihi itibarı ile başlayacaktır.
  • 1994 doğumlular 2013 yılında muayenelerini olacak ve 2014 yılında askere gideceklerdir.

İLK YOKLAMA

  • Bu yıl askerlik çağına girenlerin yani 1994 doğumluların nüfus kayıtlarındaki bilgileri içeren ilk yoklama kimlik çizelgeleri 1-30 Nisan tarihleri arasında nüfusa kayıtlı olunan yerin köy veya mahalle muhtarlıkları ile askerlik şubelerinde askıya çıkarılmak suretiyle ilân edilir.
  • Askı süresi içinde ilk yoklama kimlik çizelgelerini incelemeniz isminiz yoksa veya kimlik bilgileriniz hatalı veya eksikse gerekli düzeltmeleri yaptırmak üzere 15 Mayıs tarihine kadar nüfus idaresine başvurmanız gerekmektedir.Çizelgedeki kimlik bilgilerinde hata veya eksik bilgi bulunmayanların ikâmet adreslerini listelere yazdırmaları yeterlidir.

SON YOKLAMA
Askerlik şubeniz; 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasındaki herhangi bir günde sizi yoklamaya davet eden “Son Yoklama Çağrı Tebligatı”nı adresinize gönderecektir.
Herhangi bir nedenle çağrı tebligatı elinize ulaşmasa dahi; bulunduğunuz yer askerlik şubesine müracaat ederek yukarıdaki tarihler arasında yoklamanızı yaptırmanız gerekmektedir.
Nüfusa kayıtlı olduğunuz il ve ilçe dışında ikâmet etmekte iseniz bu tebligat ile birlikte bölgesinde bulunduğunuz askerlik şubesine başvurunuz.
Son Yoklama Gününden Önce;

  • Verem savaş dispanserine giderek verem taraması yaptırıp sonuç belgesini alınız.

Son Yoklamaya Gelirken;
Nüfus hüviyet cüzdanınızı
2 adet fotoğrafınızı
Öğrenim durumunuzu gösterir belgenin aslı ve fotokopisini
Verem savaş taraması sonuç belgesi
Meslek veya sanatınıza ait belgeleri
Sporcu lisansınızı

Sürücü belgenizin aslı ve fotokopisini
mutlaka yanınızda bulundurunuz.
Son yoklama sırasında sağlık durumunuzun tam olarak tespit edilebilmesi için varsa önceki yıllarda geçirmiş olduğunuz hastalıklara ait tedavi belgeleri ile raporlarınızı yanınızda bulundurunuz ve muayene sırasında durumunuzu tabiplere mutlaka bildiriniz.
.Öğrenci hapis yurtdışında işçi veya işveren olarak veya hastanede bulunuyor iseniz ilgili kuruluşlardan veya konsolosluklardan alacağınız bu durumunuzu belirten belgeleri 31 Ekim tarihinden önce askerlik şubesine gönderiniz veya gönderilmesini sağlayınız.
Son yoklamanızı süresi içinde yaptırmadığınız ve mazeretinize ait belgeleriniz askerlik şubesine ulaşmadığı takdirde yoklama kaçağı suçu işlemiş olur ve Askerlik Kanunu ve Askeri Ceza Kanunu gereğince askerlik şubelerince idari para cezası veya cumhuriyet baş savcılıkları tarafından yapılacak yargılama sonucunda hapis veya ağır hapis cezası ile cezalandırabilirsiniz ağır hapis cezası aldığınız takdirde kamu hizmetlerinde görev alma seçme ve seçilme hakkı vb. Bazı kamusal haklardan ömür boyu mahrum kalabilirsiniz.

http www sensizsesli com

Posted in Seviyeli with tags , , , , , , on 22 Mayıs 2013 by aLiMaNaS

http://www.sensizsesli.com/

Image Post

Posted in Seviyeli with tags , , on 22 Mayıs 2013 by aLiMaNaS

resimli aşk yazıları

öLmek dert DeğiLde * Mezarıma geLirsen kaLkıpta sarıLamamak…

Posted in Seviyeli on 25 Nisan 2013 by aLiMaNaS

öLmek dert DeğiLde ;

  • Mezarıma geLirsen kaLkıpta

sarıLamamak koyar ßana ♥

FarkLıyız güzeLim BiLiyoruz kahpeLiğe aLışamasakTa güLüyoRuz şeytanLarın koL…

Posted in Seviyeli on 25 Nisan 2013 by aLiMaNaS

FarkLıyız güzeLim BiLiyoruz ! kahpeLiğe aLışamasakTa güLüyoRuz ! şeytanLarın koL gezdiği Bu semTTe, Biz azRaiLin şeReFine içiyoRuz !

23 Nisan UlusaL Egemenlik Ve Çocuk Bayramı

Posted in Seviyeli on 23 Nisan 2013 by aLiMaNaS

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Hakkında genel bilgi 

23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi’nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birliktekutlarız. 
Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı imparatorluğu döneminde egemenlik padişah*ta idi. Padişah ülkeyi dilediği gibi yönetirdi. imparatorluğun son yıllarında padişahlar rahatlarını düşündüler. Yurt bakımsız kaldı. Ülke sorunları yüzüs*tü bırakıldı. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başladı. Savaş dört yıl sürdü. Bizimle birlikte olanlar savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenil*miş sayıldık. Yurdumuz İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Padişah ve yandaşları ülkenin paylaştırılmasına ses çıkarmadılar. 
Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun’a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun’dan Amasya’ya, oradan Erzurum’a ve Sivas’a gitti. Sivas ve Erzurum’da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla «Ulusu yine ulusun gücü kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir» diyordu. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler – milletvekilleri – Ankara’da 23 Nisan 1920 günü toplandılar. 
İlk Büyük Millet Meclisi’nin toplandığı yapı Ankara’da Ulus Alan’ından istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllar ülkemiz yokluk yoksulluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara’da duyul*duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı. 
Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde ulusumuz dünyaya Ulusal Kurtuluş Savaşı dersi verdi. Ezilen uluslara kurtuluş yolunu açtı. Bağımsızlık savaşının öncüsü olan kurtuluş savaşımız yeryüzünün öteki uluslarına örnek oldu. 
23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisi’mizin toplandığı gündür. 23 Nisan, ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Bu gün Milli Egemenlik Bayramı’mızdır. 
23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk’ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı ulus*ların çocukları da katılmaya başlamıştır. Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. «Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.» diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlattı. 23 Nisan’da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan’da yurdumuz bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş*malar yaparlar, şiirler okurlar. Gece fener alayları düzenlenir. 
23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür. Çocuk bayramımızdır. Yarının büyükleri olan siz çocukların bayramıdır. 

Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Açıklama 

23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. 

Atatürk, 23 Nisan 1924’te ’23 Nisan’ gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979’da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.

Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.

Büyük önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisanlar’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisanlar, önemli birer vesiledir.
Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.

Atatürk diyor ki:
“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

facebook hakkinda bilgiler

Posted in Seviyeli on 22 Nisan 2013 by aLiMaNaS

Facebook Hakkında Bilmedikleriniz

Facebook‘u sevebilirsiniz veya nefret edebilirsiniz. Bu tamamen kişisel bir tercih meselesi. Fakat kesinlikle bir kez de olsa Facebook’u ziyaret edip incelemişsinizdir. Facebook’u merak edenler ya da daha fazla şey öğrenmek isteyenler için Facebook’un bilinmeyenlerini araştırdık. Bakalım hergün gelişen ve halihazırda da dünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook aslında neymiş ?

Henüz 23 yaşında olan Mark Zuckerberg`in başımıza musallat ettiği Facebook debdebe içinde büyüyor. Günde yaklaşık 250 bin yeni üye edinen site, Zuckerberg`in bu yaşta CEO olmasını sağladı ve 45 milyona ulaşan kullanıcı sayısıyla internetin yeni gözbebeği haline geldi. Microsoft, Google ve Yahoo gibi devasa şirketler Facebook`a ortak olmak için birbiriyle yarışıyorlar.

Olan biten aslında tüm diğer sosyal networking siteleriyle aynı. Arkadaş ekle, mesajlaş, çiçek gönder, beraber oyun oyna vesaire… 2002`de Friendster isimli arkadaşlık sitesi vardı, sonra 2003`te Yonja, 2004`te 80630 ve MySpace, geçen yıl da Sosyomat patladı. Şimdi Facebook gündemde. Aşağı yukarı her bir buçuk yılda bir yeni bir sosyal networking modası çıkıyor. Facebook da bunlardan biri.

Sitenin özelliği herkesin gerçek ismiyle kayıt olması. Yani takma adlar burada yok. Ad ve soyadı formatında istediğiniz kişiyi aratabiliyorsunuz. Siz de kimliğinizdeki isminizle varsınız. Dolayısıyla arkadaşlarınızı arayıp buluyor, sonra da listenize ekliyorsunuz. Soyadlarını hatırlayabilirseniz kreşteki arkadaşlarınızı bile bulmanız olası. Zamanla arkadaşların listeleri taranıp sanki orada açık ve net olarak belirtilmemiş gibi “Sen de Gülşen`in arkadaşı mısın, aaa! Ben Nevzat.” diyerek şansınızı deniyorsunuz. Buradan gerisi ise bilindik.

“Merhaba, bu güzel fotoğrafı görünce selam vermeden geçmek istemedim” veya “Biliyor musun ben de DJ Tiesto`ya bayılıyorum” gibisinden saltolar uzayıp gidebiliyor. Facebook`un farkı detaylara çok önem verilmiş olması ve bağlayıcılığı. İlgilenmeniz gereken o kadar çok detay, oyun ve uygulama var ki üstüne para alsanız yeridir. Peki Facebook çılgınlığının size geri dönüşü ne oluyor? Dikkat etmeniz gereken birçok ayrıntı var.

Kimlik hırsızlığı
Facebook`a gerçek isim ve soyadınızla kayıt oluyorsunuz. Kimse sizi buna zorlamıyor ama işleyiş bu şekilde. Gerçek isminizle girmezseniz, insanlara kim olduğunuzu anlatmanız ayrı bir mesele. Gerçek isminiz, soyadınız, doğum tarihiniz, doğum yeriniz, telefon numaranız, mail adresiniz gibi bilgileri Facebook`a girdikten sonra tüm internet alemine “Buyurun bunları çalın, beni bir güzel dolandırın” demiş gibi oluyorsunuz. Zira bu bilgiler gizlenebilse de çoğu kullanıcı bunu nasıl yapacağını bilmiyor ve çözemiyor. Çünkü sitenin ayarlar kısmı çok kompleks. Tek bir ayar penceresi yok. Her ayar için ayrı bir sayfaya tıklamak gerekiyor.

Ayrıca kullanıcılar bir diğer kullanıcının hobilerini, hoşlandığı şeyleri, hoşlanmadıklarını, çalıştığı iş yerlerini ve fotoğraflarını tek tıklamayla görebiliyor. Arkadaş listenizden birinden anne kızlık soyadınızı da öğrenen birisi ocağınıza incir ağacı dikebilir. Hangi banka hesabını kullandığınızı bilen biri bütün gerekli bilgileri oradan edinerek kredi kartınızı kendi adresine bile göndertebilir.

Dahası birilerine sizin kimliğinizi kullanarak tehdit mailleri atıp internet hesaplarınızın şifrelerini de çalabilirler. Tüm bilgilerinizle yeni bir hesap açıp, tüm arkadaşlarınızı ekleyerek kendisini siz gibi tanıtabilecek insanlar var.

Facebook`ta sadece 2007`nin ilk altı ayında 40 bin kimlik hırsızlığı olayı yaşandı. Sadece bu kimlik hırsızlıklarıyla üç milyon dolar civarında para cebe indirilmiş. Üstelik ilk altı ayda Facebook`un kullanıcı sayısının şu andakinden çok çok daha az olduğunu tahmin edersiniz.

Bağımlılık yapıyor
Facebook hayatınıza yeni bir iş olarak giriyor. Sizden kendisine vakit ayırmanızı, hatta onun için çalışmanızı istiyor. Kronik bir şekilde çeşitli periyotlarla, işte ve evde Facebook`a girerek ne olmuş ne bitmiş kontrol etmek zorundasınız. Bundan kaçamıyorsunuz. Sitesi size sürekli mesajlar gönderiyor. “Biri arkadaş olmak istiyor, film izlemeye davet etti, mesaj kutuna bir şeyler yazdı, yeni fotoğraf ekledi” gibisinden mesajlarla her gün siteye çağrılıyorsunuz. Sadece beş dakikalığına kontrol için girdiğinizde saatler çoktan akıp gitmiş oluyor. Bundan dolayı uzmanlar Facebook`u “sanal kokain” olarak tanımlıyorlar.

Peninsula isimli bir şirketin yaptığı araştırmanın sonuçları ise hayli şaşırtıcı. Araştırmada İngiltereli çalışanların Facebook`ta geçirdikleri zaman dolayısıyla ayda 233 milyon saatlik bir işgücü kaybı yaşandığı ortaya çıkarılmış. Avustralya`da ise Facebook nedeniyle yıllık dört milyar dolar civarında zarar ediliyor. Bu nedenle Avustralya`da 3500 şirkette Facebook engellendi ve bu şirketlerin sayısı giderek artıyor.

Kariyerinizi karartabilir
Facebook`u sadece siz ve arkadaş çevreniz kullanmıyor. Muhtemelen işverenlerinizin ve müdürlerinizin de bu siteden haberi var. Dahası birçok firmada işverenler, bir kişiye iş teklifi yapmadan önce onu internette iyice araştırıyorlar. Önceden bu iş için Google tercih ediliyordu. Fakat son bir yıl içinde Facebook çok daha iyi bir kaynak haline geldi. Bu durumda profilinize komik olsun diye eklediğiniz bir fotoğrafın bile işi kaybetmenize sebep olması muhtemel. İnsan kaynakları şirketleri Facebook`u etkin bir şekilde insan denetimi için kullanıyor. Profilinizde görülen mesajlarda bir arkadaşınızın şaka bile olsa travestilere laf atarak eğlendiğiniz bir geceyi anlatması işveren için pek de etkileyici görünmeyebiliyor.

Sitede yaptığınız her şey kaydedildiği ve diğer kullanıcılar tarafından görülebildiği için işvereniniz beyhude işlere ayırdığınız vakti görüp size kapıyı gösterebilir. Geçtiğimiz yıl Miami`de yaşanan bir olay tam ders olacak cinsten. Bir Miami Üniversitesi öğrencisi, Facebook profilindeki fotoğrafı eğlence niyetine Miami`de tecavüz suçundan aranan bir adamın fotoğrafıyla değiştirmişti. Neticede öğrenci “Paniğe neden olmak” suçundan tutuklandı ve temiz sabıka kaydına yok yere bir ekleme yapmış oldu.

Arkadaş listeniz sizi ele veriyor
Facebook, “Kimin daha fazla arkadaşı var” yarışmasına dönmüş durumda. Çıkış noktası insanların eski okul arkadaşlarını bulmasıyken artık insanlar birbirlerini listelerine eklemek için mücadele ediyorlar. “Nüfuzlu kişilik” deyiminin bir insanı tanımlamak için kullanıldığı bir ülkede bunun ne seviyede ve ne amaçla suistimal edildiğini tahmin edersiniz.

Facebook`ta diğer kullanıcılar arkadaş listenizin tamamını görebiliyorlar. Bu durumda listenizde karanlık veya imajı kötü olan isimlerin bulunması pek de yararınıza olmaz. Ayrıca bu durum, hastalıklı kişilerin arkadaş listenizdeki kimi insanları rahatsız etme ihtimallerini de beraberinde getiriyor.

Arkadaş listesini büyütme saplantısının içinde bir de listede ünlü isimlerin bulunmasının prim yaptığı inancı var. Bu, o kişiye ulaşmak isteyen birçok kişinin eğer o ünlü listenizdeyse sizi de rahatsız edeceği manasını taşıyor. Listenizde bulunan ünlünün bazı sevilmeyen yönleri varsa, mesela mafyöz bir tipse ya da medya oyuncağıysa arkadaşlarınız sizden yavaş yavaş uzaklaşabiliyor.

Suistimale davetiye çıkaran site
Facebook`a kayıt olurken okumadan hemen onayladığınız sözleşmede yer alan bazı cümleler başınıza gelecekleri önceden haber veriyor. “Elimizde bulunan bilgileri üçüncü kişilerle, şirketlerle, ortaklık ya da benzeri bir ilişki içinde olduğumuz firmalar ve şahıslarla paylaşabiliriz” cümlesini kabul ettiğiniz andan itibaren tüm bilgilerinizin isteyene verilebileceğini kabul ediyorsunuz. Bu da doğum tarihinizden mezuniyet tarihlerinize, arkadaş listenizden hobilerinize kadar hakkınızdaki her bilginin satılabilir olduğunu kabullenmeniz demek. Mail adresiniz ve şifresi de buna dahil. Bundan dolayı kısa bir süre sonra sayısız spam mail ile posta kutunuzun şişmesine şaşırmayın.

Birdenbire bir salgın haline dönüşen ve girdap gibi cümle internet kullanıcısını içine çeken sitenin başınıza açabileceği şeylerin listesi oldukça kalabalık. Kandırıp dolandırdığınız, parasını ödemediğiniz ya da köşe bucak kaçtığınız herkesle karşılaşmanız an meselesi.

Bunun yanında listenizde 5000 kişi olsa da bunlar sadece o listede duruyorlar. Arkadaşlık kavramının içini boşaltan site şişirme bir sosyallik yaratıyor. İlkokul arkadaşlarınızı bulsanız bile bir “Merhaba” demeden listeye ekliyorsunuz. Dolayısıyla sosyalleşme sadece kimin daha çok sayıda arkadaşı var yarışına dönüşüyor. İşin kötüsü sitede herkesin bu durumu kanıksamış olması.

Son olarak Facebook`tan çıkmanın mümkün olmadığını da söyleyelim. Hesabınızın silinmesini isteseniz bile silinmiyor. Sadece inaktif hale getiriliyor. Diğer insanların listesinde yine görünüyorsunuz. Yaptığınız her şey, attığınız bütün mesajlar, fotoğraflarınız ve bilgileriniz duruyor. İstediğiniz an aynı isimle ve şifreyle kullanıcınızı tekrar aktif edebilirsiniz. Bunun Facebook`a verdiğiniz tüm bilgilerin sonsuza dek kullanılabileceği anlamına geldiğini söylemeye gerek bile yok. Sildiğiniz bilgilerin hiçbiri veritabanından silinmiyor.

Sayfanızda görünmese bile kaydettiğiniz ve sildiğiniz en ufak bilgi arşivlerdeki yerini alıyor. Bu bilgilerle alışveriş alışkanlıklarınızdan banka hesabınıza, ilişki içinde olduğunuz insanlardan yemek, sinema, müzik zevkinize kadar her şey takip edilebilir hale geliyor. Bu bilgilerin sizi ne duruma sokacağını ve bunların ne amaçla kullanılabileceğini detaylı bir şekilde düşünürseniz sonucun nerelere varabileceğine dair olasılıklar son derece korkutucu. Az da olsa kimliğinizi saklama ihtiyacı hissediyorsanız ve özel bilgileriniz konusunda hassassanız, Facebook size göre değil. Zira sonradan paranoyak olabilirsiniz.

Paypal’ın kurucu ortaklarından biri Facebook’a 500.000$ finanse etti. Peter Thiel adındaki Paypal ortağı bu yardım ile Facebook fenomeninin doğuşuna yardımcı oldu.

Facebook’un kurucusu ve sahibi Mark Zuckerberg’in bir çok fikri ve kodları ConnectU isimli sitedne çaldığı iddia edilmişti. Ardından ConnectU dava açtı ve bu davayı kazandı. İki taraf açıklanmayan bir ücret karşılığında anlaşmayı başardı.

Facebook, bünyesinde 400.000.000′dan fazla kullanıcı barındırıyor.

İnsanlar günlük yaşantılarının neredeyse yarısını (Daha fazla ya da daha az zaman geçirenler de olabilir) Facebook’ta geçiriyor.

Facebook’un kullanıcılarının %70′i Amerika dışında yaşıyor. Tüm dünyaya yayılan Facebook içerisinde Türkçe de olmak üzere 70 farklı dil desteği barındırıyor.

Danimarka nüfusunun %44.1′i aktif Facebook kullanıcısı. Nüfus: 5.484.723 – Aktif Facebook Kullanıcısı: 2.421.380

Kullanıcı trafiği göz önüne alındığında Facebook’un önünde sadece dünya devi arama motoru Google var. Facebooktan sonra Youtube, Twitter ve Myspace gibi siteler yer alıyor.

Yahoo! 2006 yılında 1 milyar dolar karşılığında Facebook’u almaya çalışmıştı. Fakat bu teklif reddedildi. Facebook’un 2009′da ki değeri 4 milyar dolarken şu anki değeri 7.9 – 11 milyar dolar arası olarak tahmin ediliyor.

Tüm kullanıcıların harcadığı vakit hesaba katıldığında, Facebook’ta toplam 8.300.000.000 dakika harcanıyor. Her bir kişinin ortalama 130 arkadaşı var ve kullanılabilir 550 binden ‘den fazla uygulama var. Facebook tüm bunları karşılayabilmek için 100 milyon dolar değerinde 10 bin adet server bulunduruyor.

Amerika’da Facebook’a en fazla ilgi gösteren kesim 55 yaş ve üstü kadın kullanıcılar.

Avusturalya’da Facebook üzerinden gönderilen celp vb. Şeyler tamamen yasal olarak kabul ediliyor. Avusturalya’da yaşıyorsanız ve bir gün Facebook postalarınız arasında hukuki işlem uyarısı görürseniz gülmeden önce ciddiye almanız gerekiyor.

Facebook’un en popüler sayfaları arasında 1.sırada Michael Jackson, 2.sırada Homer Simpson, 3.sırada Facebook, 4.sırada Barack Obama ve 5.sırada Starbucks geliyor.

Bu özellik aslında fazla bilinmeyen bir şey değil fakat bilmeyenler de olabilir. Facebook’a 1 kez kayıt olduysanız bir daha kaydınızı silemiyorsunuz. Sadece üyeliğinizi pasif duruma getirerek görünmez olabilirsiniz ancak asla tam olarak silemezsiniz.

Facebook durum güncelleştirmelerinde 2008 ve 2009 yılları arasında en çok yer alanlar sıralamasında 1.sırada Facebook uygulamaları, 2.sırada FML, 3.sırada domuz gribi, 4.sırada din ögeleri yer alıyor.